Dijital Medeniyete Ortak Olmak

Artık eminim. Bu gidiş, basit sayılabilecek bir kültürel dönüşümle kalmayacak. Gelmiş geçmiş en kapsamlı medeniyetin kurulmasına da yol açacak. Herşeyi dönüştüren, değiştiren, geliştiren dijital, artık kendi medeniyetini inşaa ediyor. Yıllardır yaşanan sıkıntıları, yıkımları, zulümleri modernite ve hümanizmin oluşturduğu kültürün, konformizm hastalığının, zamanla toparlanması mümkün sonuçları olarak görmüştüm. Nasılsa bir gün Allah nurunu tamamlayacak, dinini üstün kılacaktı. Nasılsa fitne son bulacaktı. Bize düşen neydi? İslam barış diniydi ve müslüman olduğumuz için biz de barış yanlısı olmalıydık. Daha dün
milyonlarca insanımıza kast eden düşmana karşı bile merhametle yaklaşıp, kavgacı olmak yerine yurtta barış dünyada barış demeliydik. Başımıza daha büyük belalar sarılmasın diye orta yolu bulmalıydık. İngiliz abileri, Yahudi esnafını kızdırmayalım deyip, yüz yıl kadar bekleşip durduk. Şimdilerde, geleceğini batıya kendi elleriyle teslim etmeye hazır, moderniteye esir olan büyük bir kitlenin gür sesiyle karşı karşıyayız artık. Türkiye’yi, taban tabana zıt görüşlerde birbirini imha etmek istercesine yaşayan topluluklarla paylaşmak zorundayız. İnanç ve değerlerimiz gereği, bin yıldır bizim olana herkesi ortak ettik ve hayatı paylaşmada hiç bir dönemde sorun yaşamadık. Ama bu gün kendi vatanımızda yargılanır durumdayız. Batı düşmanlığı yaptığımız için, artık yeter dediğimiz ve yumruğumuzu sıktığımız için faşist, savaş çığırtkanı, geri kafalı gözü dönmüş canileriz. Olsun varsın, siz hümanizm dininin zavallı, mazlum müritleri olduğunuz düşüncesiyle bizi yargılamaya ve zalim ilan etmeye devam edin, bizler her durumda Anadolu irfanının gereklerine, iman ve sabır davamıza sahip çıkmaya devam edeceğiz.

Değiştik, dönüştük, ayak uydurduk. Büyük iddiaları olan bir millet
olsak da maalesef rakibimize benzeme çabasını bir türlü terk edemedik. Özenti olmaktan kurtulamadık. Şeytanı bile baştan çıkaran türlü hilelerle ve acımasız saldırganlıkları ile ciddi mevziler kazandılar. Kendimiz olmanın, utanılacak birşey olduğuna bizi inandırdılar. Çünkü içimizde her zaman nefsine yenik düşen
kardeşlerimiz oldu. Olacak da. Örneğin dünyanın kabul görmüş 3 büyük mutfağından biri olan Türk mutfağı, dünya peşinden koşmasına rağmen kendini Fransızlara sevdirmeye çabalıyor hala, büyük ödüllerini almak için acımasızca birbiriyle yarışıyor aşçılarımız. Herşeye rağmen entegrasyonda sıkıntı yaşamayan toplumumuzun bir kısmı maalesef asimile olmak için can atıyor. Dedeleri, babaları, değerleri ile savaşan bu insanları anlamak artık mümkün görünmüyor. Dijital dinin müritleri olmaktan kurtulmaları için dua etmekten başka da yapacak bir şey kalmadı. Bu yeni dinin dayattığı süreçler bugüne kadar yaşadıklarımızdan biraz farklı. Çünkü konformizme hizmet eden ve sürekli büyüyen gelişen medeniyet anlayışı bu sefer çok daha başka değerler vaaz ediyor. Dijital medeniyetin kodlarında insanın makineleşmesine ilave olarak, makinelerin insanlaşması da var. Bir kısım insanlar tanrılaşırken, kalanlara da bu yeni tanrılara secde etmekten başka çare bırakılmayacak. Tarih farklı bir boyutta tekerrür ediyor. Dijitalin inşa ettiği bu medeniyetin içine, bizden bir sürü değer katmalıyız. Bu sefer yine herşeyi Allah’a havale ederek ve kenara çekilerek değil, taşın altında hep birlikte ezilerek yol almalıyız.


Tag Bulutu :

Admin
Admin

Admin hakkinda

Yorumlar :

    Bulunamadı!

Yorum Yazın

E-posta hesabınız gösterilmeyecektir. Gerekli alanlar (*) ile işaretlenmiştir.